Zaman’ı yaratıp Zaman’a yemin eden Rabbimize (Asr-1) hamd ve senalar olsun. Zaman’ın reçetesini bize sunan Peygamber Efendimiz’e, bu reçeteyi yaşatarak bize ulaştıran ashabına salât ve selâm olsun.

Şüphesiz Allah Zaman’ı yaratırken bazı vakitleri özel ve değerli kılmıştır. Bayram günleri, Arefe günü, Kadir gecesi ve Ramazan ayı gibi... Bu vakitler Zaman’ın bir parçası olmasına rağmen ayrı bir değere sahiptirler. Buna binaen, bir Müslüman Allah’ın değer verdiği zaman ve mekânlar dışında hiçbir zaman ve mekâna kutsallık atfetmez.

Ne yazık ki buna rağmen günümüzde “Yılbaşı” adı altında, Hristiyanların sembollerinden biri olan “Noel Bayramı”nı kutlayan bazı Müslüman kardeşlerim var!

Yılbaşı (Noel) vb. günlerin İslam dininde yeri yoktur. Zira Sabit b. Ed-Dahhak’tan (r.a.) rivayet ediliyor ki: Bir adam Bevvane’de bir deve kesmeyi adamıştı. Peygamber Efendimiz’e (bu mekânda adağını kesip kesemeyeceği hakkında) sorar. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz, “İslam öncesi dönemde tapınılan putlardan biri var mıydı orada?” diye sordu. Adam “hayır” dedi. Peygamber Efendimiz, “orada onların bayramı var mıydı?” diye sordu. Adam “hayır” dedi. Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: “Adağınızı yerine getirin. Çünkü Allah’a isyanda ve ademoğlunun sahibi olmadığı şeyde adak yerine getirilmez.” (Ebû Dâvûd 3313)

Dolayısıyla hem Noel’i hem de Noel’e denk gelen herhangi bir kutlama yapmak CAİZ DEĞİLDİR! Yani yılbaşını Noel niyetiyle değil de yeni bir yıl başladığı için kutlamak da caiz değildir! Zira hadisten anlaşıldığı üzere, CAİZ OLAN BİR ŞEYİ BİLE DİNDE YERİ OLMAYAN BİR ZAMAN VE MEKÂNDA YAPMAK CAİZ DEĞİLDİR!

İNSTAGRAM , İLETİŞİM BİLGİLERİ
 

Ahmed Tuxubi